16 Nisan 2009 Perşembe

Merhaba

Çok eski bir Turizm emekçisi olarak, uzun yıllar ara verdiğim sektöre, Türkiye’de turizmin başkenti Antalya’da yeniden “Merhaba” dedim. Bundan sonra her hafta OLAY07 sayfalarında, günceli yakalamaya çalışacak ve zaman zaman köşemi sektörde çeşitli kademelerde görev yapan dostlarımla, okuldaşlarımla paylaşacağım.

Hemşerim Balıkçı “Burnuma çiçek kokuları geliyor, Dünyaya bir merhaba deyip gideceğim.” demişti son sözleri olarak, İzmir’de “Merhaba” Apartmanında. Benim de burnuma çiçek kokuları geliyor, Akdeniz’in sıcağı başlarken bugünlerde ve siz değerli OLAY07 okurlarına bu vesileyle ilk söz olarak “Merhaba” diyorum…

Tüm Dünyada 2008’in sonlarında başlayıp süre giden daralma ortamında, Türkiye’nin önündeki tek açılım, sektör olarak Turizm. Antalya ise bu sektörün başkenti olduğunu her yönüyle kanıtlamış bir kent. O zaman bu daralma (Genel kullanımdaki kelimeyi asla kullanmıyorum ben) hem kentimiz için hem ülkemiz için bir fırsata dönüşebilir. Üstelik Turizm, günümüzde sadece ekonomik bir olgu olmaktan çıkıp; toplumların dünyaya açılmasını sağlayan küresel bir olgu haline dönüşmüş durumda.

15 yıl öncesine kadar Dünyanın en kapalı ekonomisi olan Sovyetler Birliği, bugün Turizmde özellikle Akdeniz ülkelerinin hedef pazar olarak gördükleri ülkeler olmuştur. Antalya’mız da bu pazardan en büyük payı alan Turizm bölgesi oldu.

Ancak; sezonun açılmaya başladığı bu günlerde bile, özellikle bazı bölgelerdeki otellerin 2009 beklentilerinin düşük olması, kentteki ticari yaşamı olumsuz etkilemeye devam etmekte. Özellikle teknik konularda yapılması gereken tadilatların ve satın almaların bugüne kadar başlatılamaması, otellerde teknik sıkıntıların yaşanmasına neden olacak.

Ama gerek geçtiğimiz hafta Berlin’de düzenlenen ITB (Uluslararası Turizm Borsası), gerekse bu hafta Moskova’da düzenlenecek MITT (Moskova Uluslararası Seyahat ve Turizm Fuarı) , 2009’un belirleyici son noktaları olacak. ITB’ye katılan Turizmcilerin görüşleri, geçtiğimiz yılın da üzerinde beklentilerin gerçekleşeceği sinyallerini vermiş durumda. TUROFED’in açıkladığı gibi; Küresel krizin dünyada yarattığı olumsuzluklardan en az etkilenmeye çalışan Türk turizm sektörünün, katılımcı firma, ziyaretçi sayısı ve oluşturduğu ekonomik büyüklük açısından dünyanın en büyük turizm fuarı olarak kabul edilen ITB Berlin'de moral toplamıştır.

21 Mart’ta Moskova MIT dönüşü piyasada ciddi canlanmalar beklenmektedir.

2009, Akdeniz ülkeleri içerisinde Türkiye ve özellikle Antalya için çok verimli geçecektir. Bunu görmek ve önümüzdeki aylar için programları revize etmek gerekmektedir. Böylece Antalyamızda Turizm ile birlikte doğrudan ve dolaylı diğer sektörlerde de hareketlenme başlayacaktır ve bu hareketlilik daralma döneminin daha az hasarla geçiştirilmesine neden olacaktır.

Son olarak da dövizdeki hareketliliğe değinmek gerekirse; maliyetlerin TL, satışların ağırlıklı oalrak USD ve EURO olarak yapıldığı sektörde, özellikle USD’nin son günlerdeki yükselişinden kaynaklanan karlılık da sektöre mal ve hizmet sağlayan diğer sektörleri destekleyici etki yaratacaktır diye düşünüyorum.

Daralma dönemlerinde baş gösteren karamsarlık ve moral bozukluğu, psikolojik olgulardır ve son günlerde Turizm sektöründe yaşanan gelişmelerle bu sisli puslu hava temizlenmeye başlamıştır.

Sabahattin Eyüboğlu;

“Dünyanın sisini pusunu ne temizler

Poyraz bir, Balıkçı'nın merhabası iki” diye yazmıştı.

Dünyanın sisini pusunu temizlemek iddiasında olmasam da “Merhaba”

1 yorum:

  1. olay gazetesindeki yazıları buraya alırsan yada buraya link atarsan daha kolay takip edebiliriz :)

    YanıtlaSil